Bring vs Take
Kısa cevap:"Bring" buraya getirmek. "Take" oradan götürmek. Yön kritik: konuşmacıya doğru = bring, konuşmacıdan uzak = take.
- •bring: getirmek (buraya)
- •take: götürmek (oraya)
getirmek (buraya)
"Bring me the book."
Ne zaman: Konuşmacıya doğru
götürmek (oraya)
"Take this book to her."
Ne zaman: Konuşmacıdan uzak
Detaylı açıklama
"Bring" buraya getirmek. "Take" oradan götürmek. Yön kritik: konuşmacıya doğru = bring, konuşmacıdan uzak = take.
Hızlı bilgiler
- bring
- getirmek (buraya)
- take
- götürmek (oraya)
- Seviye
- A2
- Yaygınlık
- Sık hata yapılan
Hangisini ne zaman kullanmalı?
- "bring": Konuşmacıya doğru. Örnek: "Bring me the book."
- "take": Konuşmacıdan uzak. Örnek: "Take this book to her."
Pratik kuralı
"bring" mi "take" mi diye düşündüğünüzde, kullandığınız bağlama bakın: Cümleniz konuşmacıya doğru ifade ediyorsa bring seçin. Eğer konuşmacıdan uzak ifade ediyorsa take seçin.
Sıkça sorulanlar
Aynı seviyedeki diğer karşılaştırmalar (A2)
say vs tell
"Say" söylenen sözü vurgular ("She said hello"). "Tell" ise birine bilgi aktarmayı vurgular ("She told me the news"). En
few vs little
"Few" sayılabilen isimlerle az ("few people"). "Little" sayılamayan isimlerle az ("little water"). "A few" ve "a little"
will vs going to
"Will" anlık karar ve tahmin ("I'll help you"). "Going to" planlı gelecek ("I'm going to study tonight").
must vs have to
"Must" kişisel zorunluluk veya kesin tahmin ("I must study"). "Have to" dışsal zorunluluk ("I have to work tomorrow"). O
your vs you're
"Your" iyelik — senin ("your book"). "You're" = "you are" kısaltması ("you're right").
its vs it's
"Its" iyelik — onun ("the cat and its tail"). "It's" = "it is" veya "it has" ("it's raining").