🎨
Color Idioms
Renklerin sembolik anlamlarıyla oluşan deyimler. Görsel düşünenler için ezberi kolay.
"Once in a blue moon"
Kırk yılda birAnlamı: Çok nadiren
"I see her once in a blue moon."
"Feeling blue"
Üzgün, hüzünlüAnlamı: Üzgün hissetmek
"I'm feeling blue today."
"Green with envy"
Kıskançlıktan kuduranAnlamı: Çok kıskanmak
"She was green with envy when I got the promotion."
"Green light"
Yeşil ışıkAnlamı: Onay, izin
"My boss gave me the green light to proceed."
"Red flag"
Kırmızı bayrakAnlamı: Uyarı işareti
"His behavior is a major red flag."
"Caught red-handed"
Suçüstü yakalanmakAnlamı: Suç işlerken yakalanmak
"The thief was caught red-handed."
"White lie"
Masum yalanAnlamı: Zararsız küçük yalan
"I told a white lie to spare her feelings."
"Black and white"
Siyah beyazAnlamı: Net, basit
"It's not as black and white as you think."
"Gray area"
Gri bölgeAnlamı: Belirsiz alan
"The law is a gray area on this issue."
"Show your true colors"
Gerçek yüzünü göstermekAnlamı: Gerçek karakterini açığa vurmak
"She showed her true colors under pressure."
"Out of the blue"
Damdan düşer gibiAnlamı: Aniden, beklenmedik
"He called me out of the blue."
"See red"
Çok kızmakAnlamı: Öfkelenmek
"I see red when people are rude."
"Pink slip"
Pembe kart (kovulma)Anlamı: İşten çıkarma yazısı
"He received his pink slip yesterday."
"In the black"
Karda olmakAnlamı: Kâr eden, borçsuz
"The company is finally in the black."
"Roll out the red carpet"
Kırmızı halı sermekAnlamı: Şahane karşılamak
"They rolled out the red carpet for the celebrity."