Compliment vs Complement
Kısa cevap:"Compliment" iltifat. "Complement" tamamlayan ("Wine complements food").
- •compliment: iltifat
- •complement: tamamlayan
iltifat
"She gave me a compliment."
Ne zaman: Övgü/iltifat
tamamlayan
"This wine complements the meal."
Ne zaman: Tamamlama
Detaylı açıklama
"Compliment" iltifat. "Complement" tamamlayan ("Wine complements food").
Hızlı bilgiler
- compliment
- iltifat
- complement
- tamamlayan
- Seviye
- B2
- Yaygınlık
- Sık hata yapılan
Hangisini ne zaman kullanmalı?
- "compliment": Övgü/iltifat. Örnek: "She gave me a compliment."
- "complement": Tamamlama. Örnek: "This wine complements the meal."
Pratik kuralı
"compliment" mi "complement" mi diye düşündüğünüzde, kullandığınız bağlama bakın: Cümleniz övgü/iltifat ifade ediyorsa compliment seçin. Eğer tamamlama ifade ediyorsa complement seçin.
Sıkça sorulanlar
Aynı seviyedeki diğer karşılaştırmalar (B2)
who vs whom
"Who" özne için (Who called me?). "Whom" nesne için (Whom did you call?). Modern İngilizcede "who" çoğu durumda kabul ed
lay vs lie
"Lay" geçişli — bir şeyi yatırmak ("Lay the book down"). "Lie" geçişsiz — yatmak ("I lie down to rest"). Geçmiş zamanlar
although vs despite
"Although" + cümle (S+V) — "Although it rained, we went out". "Despite" + isim/V-ing — "Despite the rain, we went out".
wait vs await
"Wait" yaygın günlük ("Wait for me"). "Await" formal/yazılı, "for" almaz ("await your reply").
allowed vs aloud
"Allowed" izin verilen ("Smoking is not allowed"). "Aloud" sesli (read aloud — sesli oku). Telaffuz aynı, anlam farklı.
principle vs principal
"Principle" ilke ("It is against my principles"). "Principal" müdür (okul) veya ana/baş ("principal reason").