Ana içeriğe atla
İS
💰

Para ile İlgili Deyimler

Money Idioms

İş hayatı, ekonomi ve günlük finansal konuşmalarda sık geçen deyimler.

"Break the bank"

Bankayı kırmak

Anlamı: Çok para harcamak

"A nice dinner won't break the bank."

"Cash cow"

Para üreten inek

Anlamı: Sürekli kazandıran iş

"That product is a real cash cow."

"Cost a fortune"

Bir servet etmek

Anlamı: Çok pahalı

"Her dress cost a fortune."

"Pay through the nose"

Burnundan ödemek

Anlamı: Çok pahalıya almak

"I paid through the nose for this watch."

"Tighten your belt"

Kemerleri sıkmak

Anlamı: Tasarruf yapmak

"We need to tighten our belts this year."

"Make ends meet"

Geçinmek

Anlamı: Yetinmek, denkleştirmek

"It's hard to make ends meet on minimum wage."

"Money talks"

Para konuşur

Anlamı: Para güç sağlar

"In business, money talks."

"Penny pincher"

Cimri

Anlamı: Çok cimri kişi

"Don't be such a penny pincher!"

"Worth its weight in gold"

Ağırlığınca altın değerinde

Anlamı: Çok değerli

"A good employee is worth their weight in gold."

"Bring home the bacon"

Eve ekmek getirmek

Anlamı: Geçimi sağlamak

"She brings home the bacon in our family."

"Cash in on"

Para kazanmak (fırsattan)

Anlamı: Fırsattan yararlanmak

"They cashed in on the trend."

"Foot the bill"

Hesabı ödemek

Anlamı: Faturayı ödemek

"I'll foot the bill tonight."

"Money doesn't grow on trees"

Para ağaçta yetişmez

Anlamı: Para kolay kazanılmaz

"Money doesn't grow on trees, you know!"

"Born with a silver spoon"

Gümüş kaşıkla doğmak

Anlamı: Zengin doğmak

"He was born with a silver spoon in his mouth."

"Cheapskate"

Cimri

Anlamı: Cimri kişi

"Don't be a cheapskate, leave a tip!"

"Nest egg"

Yuva yumurtası

Anlamı: Birikim

"I'm building a nest egg for retirement."

"Two cents"

İki sentim

Anlamı: Düşüncem (alçakgönüllü ifade)

"Let me give you my two cents."

"Burn a hole in your pocket"

Cebine delik açmak

Anlamı: Cebindeki para harcanmaya can atmak

"My bonus is burning a hole in my pocket."

"On the house"

Evin ikramı

Anlamı: Restoran/bar ikramı

"This drink is on the house!"

"Bet your bottom dollar"

Son kuruşuna kadar bahse girmek

Anlamı: Kesin emin olmak

"You can bet your bottom dollar she'll be late."

Diğer kategoriler