Ana içeriğe atla
İS
🌦️

Hava Durumu ile İlgili Deyimler

Weather Idioms

İngiliz kültüründe hava durumu sohbet temellerinden biri. Bu yüzden hava ile ilgili çok deyim var.

"Under the weather"

Hava kötü hava değil

Anlamı: Hafif hasta

"I'm feeling under the weather."

"Take a rain check"

Yağmur kontrolü almak

Anlamı: Sonraya ertelemek

"Can I take a rain check on dinner?"

"When it rains, it pours"

Bir musibet bin nasihatten iyidir

Anlamı: Sorunlar üst üste gelir

"My car broke down and then I lost my job — when it rains, it pours."

"Calm before the storm"

Fırtına öncesi sessizlik

Anlamı: Fırtınadan önceki sakinlik

"This is just the calm before the storm."

"Steal someone's thunder"

Birinin gök gürültüsünü çalmak

Anlamı: Başkasının başarısını gölgelemek

"Don't steal her thunder on her big day."

"On cloud nine"

Dokuzuncu bulutta

Anlamı: Çok mutlu

"I'm on cloud nine since the engagement."

"Lightning never strikes twice"

Yıldırım iki kere düşmez

Anlamı: Şanssızlık bir daha olmaz

"Don't worry, lightning never strikes twice."

"Have your head in the clouds"

Kafası bulutlarda

Anlamı: Hayalperest olmak

"She always has her head in the clouds."

"A breath of fresh air"

Bir nefes temiz hava

Anlamı: Hoş bir değişiklik

"Her new ideas are a breath of fresh air."

"Snowed under"

Karın altında kalmış

Anlamı: İşle dolu

"I'm snowed under with work."

"Chase rainbows"

Gökkuşağı kovalamak

Anlamı: Boş hayaller peşinden gitmek

"Stop chasing rainbows and get a real job."

"Save for a rainy day"

Yağmurlu güne saklamak

Anlamı: Zor güne para biriktirmek

"You should save some money for a rainy day."

"Right as rain"

Yağmur gibi sağlıklı

Anlamı: Tam iyileşmiş

"After a good night's sleep, I'm right as rain."

"A storm in a teacup"

Bir çay bardağında fırtına

Anlamı: Önemsiz bir sorundan büyük olay yaratmak

"It's just a storm in a teacup."

"Fair-weather friend"

İyi gün dostu

Anlamı: Sadece iyi günde yanında olan dost

"He turned out to be a fair-weather friend."

Diğer kategoriler